Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Türk Dünyası Değerlerini Uygulama ve Araştırma Merkezi, Tazelenme Üniversitesi ve Eğitim Fakültesi Lisans öğrencilerinin hazırladıkları 18 Mart Çanakkale Zaferi Etkinliği, 9 Mart Pazartesi günü gerçekleştirilmiştir. Törene Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Evren KARAYEL GÖKKAYA, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Muzaffer ÖZDEMİR ve Dekan Yardımcıları Dr. Yasemin Abalı ÖZTÜRK ve Dr.Nergis RAMO AKGÜL, Tazelenme Üniversitesi Koordinatörü Doç.Dr. Gamze Çelik ile Türk Dünyası Değerlerini Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Dr. Ayşe DAĞ PESTİL katılmıştır. Törende Oratoryo, şiirler, anılar, şarkılar gibi etkinliklere yer verilmiş, Tazelenme Korosu sahne almıştır. Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi adına, merkez müdür yardımcısı Dr. Ayşe DAĞ PESTİL “Ergenekon’ dan Çanakkale’ ye Türk Destanları adlı konuşması ile 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Ve Çanakkale Zaferini Kutlama mesajnı iletmiştir.

ERGENEKON’ DAN ÇANAKKALE’ YE TÜRK DESTANLARI
Bazı milletler tarih yazar.
Türk milleti ise tarih boyunca Destan yazan bir millettir!
Ve bugün bir milletin ruhunu, hafızasını ve destanını hatırlamak için buradayız!
“Ergenekon’dan Çanakkale’ye uzanan bu destan, Türk milletinin yalnızca tarihi değil; RUHUDUR!
üzerinden çıkan Çanakkale Destanı ve eserin tekrarlayan dizeleri:..
…Bugün bizden vatan razı olacak,
Nefer şehit, Ordu gazi olacak!
…BOYABAD’lı Ömeroğlu Mustafa
Yazdı bu destanı girerken safa
Muradı girmektir arş-ı tavafa
Bugün bizden vatan razı olacak,
Nefer şehit, Ordu gazi olacak!
..Kumandan topladı bir yere bizi
Dedi: “ Evlatlarım! Göreyim sizi…
Önünüzde işte ecdadın izi,
İleri atılın, vurun sırtlanı.
…
Düşmanın haylice zırhlısı battı,
Türk’ün yumruğunu iyice tattı
Köpürdü, kudurdu ve vira top attı
Çekilip def oldu, kırdı gerdanı.
..Andırdı İngiliz korkak tavşanı.
…
Türk milleti, tarih boyunca varlığını yalnızca devletlerle değil, destanlarla da korumuştur.
Altay dağlarının eteklerinde anlatılan Ergenekon Destanı,
esareti kabul etmeyen bir milletin yeniden doğuşudur!
Demir dağları eritip Özgürlüğe çıkılan o destanda Türkler, bize şu gerçeği öğretir:
Türk milleti için, bağımsızlık bir tercih değil, bir karakterdir!
Sonra Oğuz Kağan Destanı. Türk milletinin devlet kurma ülküsü!
Türk devlet geleneğinin sembolüdür Oğuz Kağan!
Türk dünyasının büyük destanı Manas;
Bize millet olmanın gücünü gösterir.
Manas’ın etrafında birleşen boylar, aslında bize şunu söyler:
Bir milletin gerçek gücü, birliğinde yatar!
Anadolu’da ise destanlar halkın destanlarına dönüşür.
Köroğlu, zalime karşı başkaldırının, adalet arayışının ve onurun sesi olur.
Çünkü Türk kültüründe kahramanlık; adaletle birleştiğinde anlam kazanır.
Ve tarih 1915;
ÇANAKKALE… KIZIL DESTAN!
Türk destanlarının modern çağdaki en büyük halkası…
Burada da, bu yüce millet büyük bir destan yazdı!
Burada bu millet, dünyanın en güçlü ordularına karşı yalnızca silahıyla değil;
imanıyla, iradesiyle ve fedakârlığıyla mücadele etti.
Çanakkale, yalnızca bir savaş değildir; Çanakkale, bir milletin karakteridir.
Mehmet Âkif Ersoy bu destanı şu dizelerle anlatır:
“Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.”
…..
Ölü yağdırmada gökler, ölü püskürmede yer!
…
Dolayısıyla İngiliz’in kasıtlı ifadesiyle bu bir
Gallipoli Campaing : Gelibolu Kampanyası – değildir,
ÇANAKKALE; Muharebedir, Savaştır!
Ve Türk askerinin büyüklüğü; Ziya Gökalp’in Çanakkale şiirinde,
Türk dedi: “demek Yaradan
Kurtarmayı ister bizden,
Karaları Kızıl Rus’ dan
Denizleri İngiliz’ den”
Bu topraklarda yatan kahramanlar adına, Necmettin Halil Onan’ın
her gün boğazın karşı yakasında, Kilitbahir sırtlarında gördüğümüz,
ruhumuza kazınan dizeleri ;
“Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver bu sessiz yığın,
Bir Vatan Kalbinin attığı yerdir!”
Ve Orhan Şaik Gökyay bize şu gerçeği hatırlatır:
Bu Vatan Kimin!?...
“Bu vatan toprağın kara bağrında
Sıra dağlar gibi duranlarındır!”
Çanakkale’de toprağa düşen her Mehmetçik,
Ergenekon’dan beri süregelen destanın yeni kahramanıdır.
Çünkü Türk milletinin tarihi aslında bir değerler zinciridir:
Ergenekon’da Bağımsızlık,
Oğuz Kağan’da Devlet ve Liderlik,
Manas’ta Birlik,
Köroğlu’nda Adalet,
ve Çanakkale’de Vatan ve İstiklal için Fedakârlık
Bugün bize ulaşan bayrak, misyon ve görev yalnızca bu destanı kutlamak,
Şehitlerimizi anmak değil;
Devraldığımız Bu Bayrağı, Bu Ruhu, bu Gururu ve Onuru gelecek nesillere aktarmaktır.
O kahramanlar, sadece Çanakkale Cephesinin değil, yedi cephenin kahramanlarıydı!
Ve Çanakkale yalnızca geçmiş değildir!
Çanakkale, Türk milletinin hafızasında yaşayan Ebedî Bir Destandır!
Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere,
Çanakkale’de destan yazan bütün kahramanlarımızı ve aziz şehitlerimizi; Rahmetle, Minnetle anıyor, aziz hatıralarının önünde derin bir saygıyla eğiliyoruz!
Ruhları Şad Olsun!
“Ey Şehit oğlu Şehit, isteme benden makber;
Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber.”